//-->
En Geniş Bilgi Arşivi | Öğretici Bilgi
 
   
 
Anasayfa İletişim Bilgisayar Hakkında Herşey Dreamweaver Dersleri Dini Bölüm Şifalı Bitkiler Vücut Geliştirme Webmaster Bölümü
 
 
 

En geniş bilgi Arşivi | Yemek Tarifleri | Html kodları | javascript kodları

Erkek sağlığı

Erkek Kısırlığı 
Erkeğe ait kısırlık nedenleri arasında en önemli 3 tanesi:
 
1. Nedeni bilinmeyen sayı, hareketlilik ve yapısal bozukluklar (idiopatik oligoasthenoteratospermi-idiopatik OATs)
 
2. Testislerden kirli kanı taşıyan damarların yetmezliği (varikosel)
 
3. Menide hiç sperm olmamasıdır (azospermi). Bunlardan varikosel ve site içindeki diğer yazılarımda detaylı olarak irdelenmiştir.
 
Spermin nedeni bilinmeyen sayı, hareketlilik ve yapısal bozukluklarının tedavisi için bugüne kadar çok sayıda tedavi seçeneği denemiştir. Bunların arasında antiöstrojenler (klomifen sitrat), androjenler (testosteron), antioksidanlar (E ve C vitaminleri), kortikosteroidler ve hareketlilik artırıcı ajanlar (Padutin, Kallikrein) sayılabilir. Yapılan kontrollü ve plasebo karşılaştırılmalı (bir gruba etkin madde diğer gruba ise aynı görsellikte hazırlanmış nişasta veya şeker verilmesi) çalışmalarda yukarıda sayılan bu ajanların hiçbirinin faydalı olduğu gösterilememiştir. Bu nedenle kullanımları önerilmemektedir.
 
Peki nasıl tedavi edeceğiz? Düzensiz beslenen ve sigara içen erkeklerde E vitamini kullanımı önerilebilir. Sigara içimin azaltılması veya tercihan kesilmesi, dar iç çamaşırlarının giyilmemesi, uzun süreli hareketsiz kalınmaması ve daha sağlıklı bir yaşam biçiminin benimsenmesi önemlidir.
 
Bugün için kabul gören görüş erkeği tedavi etmek değil mevcut spermini kullanmak şeklindedir. Eğer kendiliğinden gebeliğe olanak tanıyan bir sperm analizi varsa, kadının yaşı genç ve evlilik süresi kısa ise bir süre daha beklenebilir. Menide toplam hareketli sperm sayısı 10 milyonun üzerinde ise aşılama yapılabilir. Aşılama uygulaması tüp bebeğe göre basit, ucuz ama başarı şansı da düşük bir seçenektir; uygulama başına başarı şansı %15–17 civarındadır. Bir başarısız uygulama sonrası 2 ay ara verilir ve çalışmalarda en fazla 3–4 kez uygulamanın etkin olduğu sonucuna varılmıştır. Ağır sperm problemi varlığı veya hafif olgularda aşılama başarısızlığında mikoenjeksiyon işlemi uygulanır.Erkek kısırlığın, gerçekte, en etkin tedavisi mikroenjeksiyondur. Kadının da genç olduğu ve yumurtalık kapasitesinin iyi olduğu durumlarda başarı çok yüksektir. Başarı böyle çiftlerde %60-70’lere kadar çıkmaktadır.
Saç Ekimi İle İlgili bilmeniz gerekenler
 
Saç ekimi 4 kişilik bir ekip tarafından steril şartlara sahip özel hastanede ameliyathane şartlarında yapılmaktadır.Burada önemli olan konu özel hastanede hasta odalarında veya polikliniklerde ya da hastaneye ait herhangi sıradan bir oda da yapılıyor olması değil steril ameliyat şartlarını sağlayan asepsi antisepsiye dikkat edilmiş hepa filtre vs. gibi özel arındırma sistemlerinden içeren ameliyathanelerde saç ekimi yapılmasıdır.
Saç ekiminde 1. aşama:
Fotoğraflarınız alınarak saçlarınız hastanemizde size özel traş makineleri ile 1 numaraya kısaltılarak lokal anestezi için hazırlanır.Akabinde saç ekimine özel lokal anestezi ile ağrısız acısız olarak fue plus saç ekimine hazırlanmış olursunuz.
Saç ekiminde 2. aşama:
Genetik olarak dökülmemek üzere kodlanmış olan 2 kulağın üst sınırından çektiğimiz yatay bir çizginin altında kalan dökülmemeye şifrelenmiş bölgeden özel olarak geliştirilmiş her kliniğe ait ayrı teknik ve teknolojilerde olan mikro cerrahik punch lar kullanılarak birli ikili üçlü dörtlü saç kümeciklerinin( bu kümeciklere biz greft diyoruz) alınarak özel solüsyonlar içerisinde beslenip bekletilmesidir.Burada kullanılan mikro cerrahik punch tamamen her klinikte kendine özgüdür ve bu konuda özellikle mikro cerrahik punch çapları konusunda çok ciddi bilgi kirliliği yaşanmaktadır .Saç Ekimi'nde 0.6 cm den 1cm çapına kadar saç köklerine ve kişiye özel punchlar kullanılabilir.Sonuç olarak; ne olursa olsun, saç ekiminde ne kadar ince mikro cerrahik punch kullanılırsa kullanılsın, eğer kullandığınız mikro cerrahik motor saç ekimine uygun değil de diş hekimliğine uygunsa kullanılan devir şiddetine bağlı olarak iz kalacaktır .Bu bağlamda gittiğiniz saç ekimi merkezinde Fue Saç Ekimi nde  önemli olan ne kadar ince mikro cerrahik punch kullanıldığı değil  kullanılan mikro cerrahik motora bağlı ne kadar düzgün, ne kadar kırılmamış, parçalanmamış ve de ne kadar sık ve yoğun saç kökü yani greft alındığıdır. Burada da devreye tecrübe,yetenek,teknik ve kullanılan ekipmanların kalitesi girer.Burada asıl anlatılmak istenen şudur ki Fue Saç Ekimi'nde bir seansta 5000 saç kökü yani 5000 greft saç alabilirsiniz.Önemli olan bunların kaç tanesinin gerçek anlamda sağlam ve kalıcı olduğudur.Herhangi bir saç ekim merkezine başvurduğunuzda mangalda kül bırakmayacak şekilde  vaatlerle ve de abartılı rakamlarla karşılaşabilirsiniz ama gerçek her zaman tekdir .Saç ekiminde tecrübe, ekipman, yetenek ve dikkat ön plandadır.2.dikkat etmemiz gereken nokta ise alınan bu greftlerin kaç tanesinin 2li, 3lü ve 4lü saç grefti olduğudur; bu da bize yoğunluk ve sıklığı verir.Şöyle basit bir mantıkla herhangi bir saç ekimi merkezinde  Fue saç ekimi  ile  5000 tane tekli greft ekerseniz ,5000 saç teli ekilir ama tecrübeli bir hekimde 5000 greft saçın sadece 400 adet tekli kalanını 2li,3lü,ve 4lü greft şeklinde fue saç ekimi yaptırırsanız basit bir hesapla13900 tel saç ekilir ve sıradan bir saç ekimi merkezindekinden ortalama 2.8 kat saç ekimi yaptırmış olursunuz.
Saç ekiminde 3. aşama:
İlk aşamada alınan fotoğraflarınızdan operasyon planı ve algoritması çizilmesine bağlıdır. Bu aşama da saçınızın ön bölgesine saç ekiminde kaliteli doğal ve yoğun saç ekimini gösteren en önemli hususlardan biri olan saç çizgisi çizilmesi ve belirlenmesidir.Burada da önemli olan Dünya ve Avrupa saç cerrahi dernekleri standartlarına uygun özel aletlerle özel ölçümlerle saç çizginizin belirlenmesidir ki bu da saç ekiminde  ehil tecrübeli binlerce saç ekimi yapmış uzman bir doktor tarafından yapılmalıdır.Ehil olmayan ellerde uygulanan saç ekimlerinde saç çizgisi sonucu telafi edilemeyecek hatalara yol açabilmektedir,
Saç ekiminde 4. aşama:
Bu aşama saçlarınıza ekim sonrası istediğiniz yönü verebileceğiniz, istediğiniz yöne tarayabileceğiniz, ister sağa, ister sola, ister öne, ister arkaya tarayabileceğiniz saçlara sahip olmanızı sağlayacak aşamadır.Eğer yine tecrübeli ve ehil bir doktora emanetseniz sizi tek yöne tarayacağınız saçlara mahkum etmez. Sizi eski çizgi film kahramanı Tenten gibi diken diken dik ve komik saçlara mahkum etmez. Saçlarınız tek yöne mahkum olmaz, saç köklerinizde siyah noktasal izler kalmaz, saç köklerinizde çukurlar kalmaz, saçlarınızın her biri başka yöne bakmaz. 10 metre karşıdan bakıldığı zaman asker sırası gibi saçlarınızın arasında yol gibi boşluklar kalmaz. Önden bakıldığı zaman saçın en arkasına kadar boşluklar görülmez.Kısacası saç ekiminde bu aşamada saçlarınızı hangi yöne tarayacağınız, sık ve doğal oluşu, yoğun oluşu belirlenir .Saç ekiminin ana aşaması ,kalbi bu aşamadır.Bu aşamada doktorsuz bu işlemi yaptıranlar hüsrana uğrar ve telafisi mümkün olmayan sonuçlara maruz kalırlar.Tecrübeli ve ehil bir doktor bu aşamada tamamen kişinin saçlarına özel yönler ve kanallar hazırlar ve  doğal, erkek berberleri tarafından bile anlaşılmayacak saçlara kavuşturur.
Saç ekiminde 5. aşama:
Açılan saç kanallarına toplanan saç köklerinin tek tek yerleştirilmesi işlemidir. Herhangi bir saç kanalı atlama ve yanlışa mahal vermemek için titiz, ince, sık ve yoğun çalışılan son aşamadır.
Saç ekiminde 6. aşama:
Saçlarınız özel losyonlarla temizlendikten sonra saç ekimi sonrası yapmanız gereken bilgiler anlatılır ve özel formlarınız takdim edilir. Saçlarınız ekilmiş halde artık evinize gidebilirsiniz.
SAÇ EKİMİ YAPILABİLECEK DURUMLAR
* Yanıklara ameliyat izlerine bağlı oluşan saçsızlık durumları
* Erkek tipi saç dökülmesi
* Kongenital(Doğuşsal) lokal saç kayıpları
* Herhangi bir  enfeksiyona bağlı lokal bölgesel saç dökülmeleri
* Saçın aşırı çekilmesi sonucu (Kadınlarda sıkı topuz yapmaya bağlı)oluşan dökülmeler (Traksiyonel alopesi)
* Saçın devamlı çekilerek oynanarak tik halinde koparıldığı (trichotillomani) adı verilen psikolojik rahatsızlıkda.
saç ekimi güvenle uygulanabilmektedir. Ayrıca kaş, bıyık, sakal gibi bölgelerede saç nakli yapılarak doğal kaş bıyık ve sakal görünümü sağlanabilmektedir.
Saç ekiminde kesin ve net yaş sınırı yoktur. Özellikle askerlik yapmamış genç insanlar saç dökülmesi başladığı zaman genellikle yanlış kararlar verebilmekteler. Yalnış ve ileriye dönük bir planlama yapılmadan, ehil olmayan saç ekimi merkezlerinde erken uygulanan saç ekimlerinde sonuç ileri vadede geri dönüşümsüz olarak daha kötü olabilir. Bu nedenle 20 yaş altı gençlere saç ekimi için acele etmemelerinin, öncelikle ehil ve tecrübeli doktor ile görüşüp kendilerine koruyucu tedavi veya daha uygun yönteme başvurmalarının daha doğru olduğunu belirtmeliyiz.
SAÇ EKİMİNDE DOĞALLIĞI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
A-2 kulağınızın üst sınırının birleştiği çizginin altında kalan alandaki saçların yoğun, sık ya da seyrek oluşu 
B-Saç köklerinin (greftlerin) iyice ayıklanıp greft epitelinin mümkün olduğunca temizlenmesi: Tecrübe ve bilgi beceri ister.
C-Greftler  için açılan kanalların doğal ve uygun oluşu: Saç diplerinde oluşan çukurların sebebi büyük ve yanlış yönlerde açılmış kanallardır; küçük ve doğru yönde açılmış kanallar  saç çıkışlarınızın doğal olmasını sağlar. 
Ekilen saç köklerine verilen doğru yön neden bu kadar önemlidir? Çünkü ekilen saçlarınızın doğal olması için ekilen saçların yönü sizin kendi saçınızla aynı yönde olmalıdır. Buna ekim esnasında saçlarınızın yönüne bakılarak karar verilmelidir. Usta ve işinde ehil bir doktor tarafından açılan kanallara ekilen saçlar her yöne taranabilir, şekil verilebilir. Yine bunda doktorun tecrübesi,sabrı ,bilgi ve becerisi önemlidir. Bu noktada da dikkat edilmesi gereken bu işin ekipçe yapılıyor olduğunun belirtilmesi değil, başından beri belirttiğimiz gibi doktor kontrolünde, doktor tarafından saç ekimi yapılıyor olmasıdır.Eğer bu iş ekipçe yapılıyor deniyorsa bilin ki orada doktor yoktur.
* Kıvırcık şekilli saç köklerinde saç köklerinin alınmasında doktor zorlanmasına rağmen sıklık,doğallık ve estetik sonuçlar göreceli olarak daha başarılıdır.Kıvırcık saç kökleri ekim alanında daha geniş bir bölgede, daha yoğun ve daha natürel görünüm verecektir. 
* Beyaz saçlarda: Saç köklerinin ayırt edilmesi daha çok çaba ve özel çalışma ister. Özellikle beyaz saçlarda mikroskoplu loop lar ile çalışmak gerekmektedir. Sonuçları çok doğaldır.Tecrübesiz ve ehil olmayan doktorların yaptığı beyaz saç ekimleri tamamen fiyasko ile sonuçlanabilir, dikkat edilmesi gerekmektedir.
* Sarı renkli ve açık tonlu saçlar: Saç kökü ayıklanması diğer saçlara göre daha kolaydır. Sonuçları çok natüreldir. 
* Koyu renkli saçlar: Saç kökü ayırımı daha çok çaba ve özel çalışma ister. Kalın saçlarda özenli olunmalı, özensiz ve dikkatsiz saç ekimi yapılırsa saçlarınız sert çıkar. Özenli ve dikkatli ekimle son derece doğal ve dolgun saçlara kavuşabilirsiniz. 
* Düz saçlar: Saç kökü ayıklanması kolay saçtır. Saç ekimi ve saç kökü alımı seri yapılır ve doğal sonuçlar verir.
Saç ektireceğimiz merkezi seçerken nelere dikkat etmeliyiz?
Doğru saç ekimi merkezi seçmek için nelere dikkat etmelisiniz?
-Daha önce başvurduğunuz klinikteki doktor tarafından bizzat saç ekimi yapılmış olan bir hasta ile görüşmeniz önerilir ki böylece işlemin saç ekimi uzmanı ya da koordinatörü denen ama aslında hiçbir zaman böyle bir ünvana sahip olmayan kişilerce mi yapıldığını öğrenmiş olursunuz.
-Hastanedeki ameliyathanenin araştırması: Operasyonun saç ekim merkezinde gerçekleştirilmeyeceği yeterli donanımda,sterilitede ve ameliyathanede olmasına dikkat edilmelidir.
-Saç ekiminizi  gerçekleştirecek olan doktorun Fue saç ekiminde deneyimli olması, tecrübeli, bilgi birikimi olması ve operasyona bizzat girmesi başarılı bir sonuç için önemlidir.
-Saç ekimi muayenenizin detaylı saç analizinizin, mutlaka saç ekiminde tecrübesi olan bir doktor tarafından, bu işlem için geliştirilmiş özel alet ve loop larla yapılması gerekir. Muayenenin, hemşirelerce saç ekimi koordinatörü denen saç ekimi uzmanı denen aslında hiç olmayan bu unvan adı altındaki kişilerce yapıldığı saç ekim merkezi ve operasyona hiçbir zaman girmeyen doktorların olduğu klinik ve hastanelerden özellikle kaçınılmalıdır.
Fue Saç Ekimi ağrı ve acı verir mi?
Saç ekimi operasyonu özel hastanede ameliyathane ortamında lokal anestezi altında 6-8 saatte gerçekleştirilir,saç ekimi merkezinde değil.!! Hastalar ağrı acı olmadan konforlu bir şekilde operasyonu tamamlarlar.Fue Saç Ekimi işlemini yaptıran tüm hastalar FUE saç ekimi uygulamasından sonra hiç bir acı çekmediklerini ve korkulacak birşey olmadığını söylemektedirler ve bu yüzden saç ekimi işlemi sonrası herhangi bir şekilde ağrı kesici ilaç yazmaya gerek bile yoktur. 
Saç ekimi sonrasında ne kadar zamanda yeni saçlar çıkar? 

Fue saç ekimi sonrasında saç ekimi yapılan alanda koyu siyah kırmızımsı kabuklanmalar görülür. Günde  sabah akşam 2 kez başınızı yıkayarak bunu önleyebilirsiniz.7-10 gün içinde kabuklar tamamen dökülür. İşlemden 15 gün sonra hastanın saç ekimi yaptığı kimse tarafından anlaşılmaz.Saç ekiminden sonra 15.günle 3.ay arası ekilen saçlar dökülmeye başlar. Daha sonra 3 ay kadar görünümünde bir değişiklik olmaz. Yeni saçlar 6. ay  civarında çıkmaya başlar.Daha sonra saçların tamamının çıkması 9-12 ayı bulmaktadır.Sonuç olarak da her yöne tarayabildikleri, kimse tarafından ekim olduğu anlaşılmayan saçlara kavuşmaktadırlar.
Saç ekiminin herhangi bir yan etkisi riski var mıdır?
Fue saç ekimi sonrası  sağlığı etkileyecek herhangi  yan etki bugüne kadar herhangi bir yayınla bildirilmemiştir.Bu yüzden saç ektirmeyi düşünenlerin ucuz saç ekimi, kampanyalı saç ekimi, saç ekiminde şok tek seans 30000 greft  vs. diye reklam bombardımanlarından, gerçek dışı yaklaşımlardan uzak durup gerçekçi tecrübeli doktor tarafından bizzat yapılan ve kontrol edilen klinikleri tercih etmeleri ve yapabilecekleri en ufak yanlışın ömür boyu silinmeyecek izler bırakabileceğini unutmamalarını hatırlatmak isteriz.
Saç ekimi en fazla kaç kere yapılabilir?
Saç ekimi, saç ekimi yapılan alanın büyüklüğüne ve hastanın saç dökülmesinin devam edip etmemesine göre maximum 4 seansa kadar yapılabilir.
Ekilen yeni saçların görüntüsünün doğal olup olmamasını nasıl kontrol edebiliriz? 

Saç ekiminin sonucu tamamen yapan doktora (dikkatinizi çekerim doktora bağlı diyorum, saç ekimi ekibi, saç ekimi uzmanı ya da saç ekimi koordinatörü demiyorum.) bağlıdır. Saç ekimi sırasında kullanılan saç greftlerinin kalınlığı ve saç kanallarının  yönleri ile derinliği sonucu belirler.Saç greftleri saçın doğal çıkış şekline uygun büyüklükte, kalınlıkta ve saç kanallarının yönleri de var olan hasta saçlarının yönlerine uygun yerleştirildiğinde saç ekimi son derece doğal bir sonuç verir.
Gelecekte, Fue saç ekiminin yerini alabilecek ve hastaya daha doğal bir görünüm kazandırabilecek seçenekler olacak mı?
Şu anda erkek tipi saç dökülmesindeki en etkili tedavi şekli saç ekimidir. Halen saç klonlaması üzerine çalışmalar devam etmekle birlikte henüz elde edilen bir sonuç yoktur. Eğer bu başarılırsa saçlı deriden alınacak birkaç saç follikülü, laboratuar ortamında çoğaltılarak kişinin ne kadar saça ihtiyacı var ise saçsız alana o kadar saç ekimi yapmak mümkün olabilecektir.
Fue Saç ekimi ile ekilen saçların ömrü ne kadardır?
Fue Saç ekimi  ile ekilen saçlar kesinlikle dökülmez, ömür boyu kalıcıdır.
Prostat nedir ?
 
Doğuştan itibaren her erkekte bulunan ve idrar torbasının çıkışını çepeçevre saran bir salgı bezidir. İdrar yollarının savunmasını yapan ve meniye katılan birtakım salgılar üretir. Prostat belirli bir yaştan sonra olan değil, doğuştan itibaren tüm erkeklerde bulunan bir organdır. Belirli bir yaştan sonra prostat hormonlardaki değişimin de etkisi ile yavaş yavaş büyümeye başlar; bu büyüme tamamen fizyolojiktir. Saçlara ak düşmesi, derinin kırışması gibi normal yaşamın bir parçasıdır. Prostatın büyümesi için iki  koşulun bulunması gerekmektedir.
 
 
1-İnsanın yaşlanması
 
 
2-Erkeklik hormonunun olması: Prostat sorunu olabilmesi için erkeklik hormonunun belirli bir seviyede olması gerekir. Hadım edilmiş, yumurtalıkları alınmış bir kişinin prostat büyümesi sorunu olmaz.
 
 
Prostatın değişik türleri var mı?
Prostatın 3 tane önemli ve birbirinden farklı hastalığı vardır. Bu üç hastalık bu organda genellikle değişik zamanlarda olmakla birlikte birbirinden tamamen ayrı olup aynı anda üçü birden de bulunabilir.
1- Prostatitler: Prostatın iltihabıdır. Ani ve çok şiddetli bir prostat iltihabı olduğunda insanı hastaneye aceleyle getiren, idrarı yapamaz hale getiren bir hastalıktır. Ağırlıklı olarak gençlerde görülür ve cinsel yolla bulaşan mikroplarla oluşur. Hijyene dikkat etmemek de prostat iltihabına neden olabilir. Yüksek ateş ve idrar yapamama gibi şikayetlerle başlar ve kişiyi yatağa düşürebilir. Prostat iltihabının tam olarak tedavi edilmesi zordur, çünkü bu organın iç kısımlarına antibiyotikler zor geçer ve  iltihap bu nedenle kronik  (müzmin) hale gelerek yıllarca sorun yaratabilir. Bu nedenle bilhassa cinsel yolla bulaşan hastalıklardan şüphelenildiğinde mutlaka laboratuvar tetkiklerinin yapılması ve doğru tedavi edilmesi gerekir. Doğru tedavi edilmezse yıllarca bu durum devam eder ve sonucunda da kısırlık bile ortaya çıkabilir.
 
 
2-Prostatın büyümesi: Büyüyerek çevresinde bulunduğu idrar yolunu sıkılaştırması ve idrar yapmada zorluk oluşmasıdır. Bu durum ileri yaşlarda hemen hemen herkeste normal olarak bir miktar görülebilir. Sonuçta erkeklerin yüzde 10'u hayatlarının belirli bir döneminde prostatla ilgili bir sorundan dolayı ameliyat olurlar.
 
 
Prostatı olan kişi ne hisseder?
1-İdrar yaptıktan sonra boşalamama hissi
2-Sık sık idrara gitme
3-İdrar yaparken kesik kesik yapma
4-Sıkışık bir şekilde ve sık sık koşarak aciliyet hissi ile tuvalete gitme
5-İdrar yaparken akımın çok ince olması
6-İdrar yaparken ıkınmak zorunda kalmak
7-Geceleri 2 ya da daha fazla tuvalete kalkma ihtiyacı
8-İnce ve ayak dibine doğru ileri atım yapamadan idrar yapmak
9-İdrar yapma sonrası damlamalar olması
10-İdrar kaçırma
11-Mesanenin dolarak şişmesi ve idrar yapamama sonrası şiş bir karınla hastaneye gitmek
 
 
Prostat belirtileri gösteren kişi ne yapmalıdır?
Bu belirtilerin ne şiddette olduğu ve hayatı ne kadar etkilediği önemlidir. 60 yaşında bir insanda bunların bir kısmı olsa dahi bu durum böbreklerine, idrar yollarına bir zarar vermiyorsa yani iltihaba vs. neden olmuyorsa burada kişiye bağlı bir karar verilmelidir. Kişinin sosyal hayatı, çalışma hayatı değerlendirilir; örneğin kişi bir çiftçi ise bu tür durumlarla daha kolay başa çıkabilir, tarlada çalıştığı için istediği zaman tuvalete gider. Hasta hakim veya bir holding yöneticisi ise mahkeme ya da toplantı sırasında sık sık ara vermek zorunda kalacak, bir şoför ise ikide bir benzinci aramak zorunda kalacaktır. Daha çok evinde vakit geçiren bir emekli ise kalkıp isteği zaman tuvalete gidebilir. Herkesin prostatı büyür ama gerçekte sadece bazıları ameliyat olmak zorunda kalır. Gençliğindeki kadar rahat idrar yapamamakla birlikte gerçekten ameliyat edilmesine gerek olmayan kişileri lüzumsuz yere ameliyat edersek daha mutsuz insanlar ortaya çıkar. Kendilerine ameliyat önerilen ve ameliyatlarını benim yapmam için gelenlerin önemli bir kısmına  ameliyatın gereksiz olduğunu anlatmak zorunda kalmaktayım
 
 
3-Prostat kanseri
İleri yaşlarda sık görülen bir başka türü de kanserdir. 60 yaşındaki insanlarda yüzde 30, 70 yaşındaki insanların yüzde 40'ında kanser başlangıcı olacak kadar bozulmuş hücrelere rastlanır. Batı ülkelerinde trafik kazalarında ölen belirli yaşlardaki erkekler tarandığında 70 yaşındakilerin yarıya yakınında kanserli hücreler görülmüştür. Prostat kanseri erken aşamalarda yakalandığında tamamıyla tedavi edilip vücuttan yok edilebilir ve hastalıktan eser kalmaz. Ama geç teşhis edilirse bu hastalık kemiklere yayılırsa sadece idare edici tedaviler yapılır. Batı ülkelerinde 45-50 yaşından itibaren PSA denilen basit bir kan tetkiki ile tarama yapılarak, kanser başlangıcı olup olmadığı araştırılır. 50 yaş sonrası her erkeğin 6 ayda bir düzenli olarak yaptırmasını öneririm. Prostat büyümesi nedeni ile açık, kapalı veya lazer ile ameliyat olanlarda da bu risk devam ettiğinden PSA testine devam edilmesi önemlidir.
 
 
Prostat için başvuran kişi daha sonra hangi aşamalardan geçiyor?
Prostat için başvuranlarda tüm bu şikayetler değerlendirildikten sonra makattan parmakla muayene yapılır. Hem kanser olup olmadığını bir dereceye kadar değerlendirmek hem de prostatın ne kadar büyüdüğünü değerlendirmek açısından bu tetkik önemlidir. Prostat normalde kestane boyutlarında bir organdır; biraz büyürse bir mandalina kadar daha büyürse portakal kadar daha da büyürse bir greyfurt kadar olur. Normalde 20 gram olan bu organ 200-250 grama kadar ulaşabilir. Dışarıdan bakılınca büyüme görülmez, makata doğru büyür, kabızlığa benzer dışkılama sorunları dahi yaratabilir. Gerektiğinde makattan yapılan bir ultrasonografi ile detaylı olarak boyut ve iç doku olarak incelenebilir. Karından üzerinden yapılan ultrasonografi prostat hakkında gerekli bilgileri sağlamaz. Kanser şüphesi varsa makattan ultrasonografi eşliğinde iğne biyopsisi ile her hangi bir anestezi gerekmeksizin parçalar alınıp patoloji incelemesi yapılarak dokuda kanser olup olmadığı anlaşılır.
 
 
Prostat ameliyatı nasıl yapılıyor?
Habaset düşünülmeyen vakaların uygun olanları kapalı ameliyatla, gerektiğinde de açık ameliyatla tedavi edilir. Son yıllarda gelişen lazer teknolojileri özellikle Green Light  (yeşil ışık) adlı lazer yöntemi de küçük prostatların kapalı yöntem ile tedavisinde kullanılmaktadır. Kapalı ameliyatlar genellikle 90 gramın altında olanlarda kullanılır. Kapalı ameliyat eğer uygulamayı yapan Ürolog bu konuda deneyimli ise en az açık ameliyat kadar başarılıdır ve tercih edilmelidir. Hasta çok daha az süre hastahanede kalır ve daha konforlu bir ameliyat süreci yaşar. Prostat belirli bir boyutun üzerinde büyürse veya ek bazı başka sorunlar bulunmaktaysa açık ameliyat tercih edilebilir. Prostat ameliyatında prostat kanseri ameliyatından farklı olarak tüm prostat alınmaz. Prostatı bir portakal olarak düşürseniz prostat büyümesi sulu iç dokunun şişmesi ile oluşur. Kanser ise genellikle  kabuk kısmındadır,  kanser ameliyatında kabuk tabir ettiğimiz kısımla birlikte meni keseleri de çıkartılır.
 
 
Kapalı ameliyat nedir?
Kapalı ameliyatta penisten fiberoptik bir aletle girerek prostatın içinden bir portakal oyulması gibi kazınmasıyla yapılır. Deneyimli ellerde en başarılı ve tercih edilen yöntemdir. Ameliyatlarımın tamamına yakınında kapalı ameliyatı (TUR-P) tercih etmekteyim, sadece kapalı yapılamayacak vakalarda açık cerrahi uygulanmalıdır.
 
 
Açık ameliyat nedir?
Açık ameliyatta  prostata karından kesi yapılarak ulaşılır ve prostatın büyüyen dokusu çıkartılır; kapsül kısmı vücutta kalır. TUR ameliyatına göre kan kaybı, ameliyat süresi, sondalı kalma süresi, hastanede kalma süresi ve komplikasyon oranları daha fazladır.
 
 
Prostat için ameliyat dışında başka hangi tedaviler uygulanır?
Isı tedavisi, ultrason tedavisi, mikrodalga tedavisi, balonla germe tedavisi gibi bir takım ek tedavi yöntemleri denenmekte ise de en başarılı ve kesin tedavinin cerrahi olduğu kabul edilmektedir. Ameliyat olamayacak kadar ağır durumda olanlar, kalp hastalığı olanlar, anestezi alamayacak durumda olanlar, kalp sağlığı açısından sorunu olanlar ya da çok ileri yaşlarda olup narkoz riski yüksek olanlara ilaç tedavisi ile yardım denenmelidir. Bununla birlikte genç yaştaki prostat hastalarına sürekli olarak kullanmaları gereken ve yan etkileri de olan ilaçları kullandırmak yerine bir saatten az sürecek, yaşamlarının geri kalan kısmında bu sorundan kalıcı olarak kurtulmalarını sağlayacak bir kapalı müdahale yapmayı tercih etmekteyim.
 
 
Bu ameliyatların riski nedir?
Tüm ameliyatlar belirli oranlarda komplikasyon riski içerir, risksiz ameliyat yoktur. Kapalı prostat ameliyatının komplikasyonları açık prostat ameliyatının komplikasyonlarına göre çok daha düşük olup, ehil ellerde komplikasyonlara çok nadir rastlanır. Günümüzde kapalı, açık prostat ameliyatları ve prostat kanseri ameliyatları eskiye göre çok daha hızlı ve düşük risk ile gerçekleştirilebilmektedir.
 
 
Prostat ameliyatı ne kadar sürer?
Kapalı prostat ameliyatı 1 saatin altında sürer. Açık prostat ameliyatı 1.5 saat sürer. Kanser ameliyatı 1.5-2 saat sürebilmektedir.
 
 
Ameliyat sonrası hastanede kaç gün yatmak gerekir?
Kapalı prostat ameliyatı sonrası sadece 2-3 gün hastanede kalınması gerecektir. Açık prostat ameliyatı sonrası ise 4-5 gün hastanede kalınır. Prostat kanseri ameliyatında da hastanın 5 gün civarında hastanede kalması gerekmektedir.
 
 
 
Yeni gelişen Green Light (Yeşil Işık) lazer ile prostat yöntemi hakkında bilgi verirmisiniz?
Bu yeni ve başarılı bir teknoloji ülkemize ilk gelişinde mucize bir yöntem gibi abartılı bir şekilde tanıtılmıştır. Hasta konforu açısından uygun hastalarda benim de tercih ettiğim bu yöntemde tıpkı kapalı ameliyat gibi idrar yolu girişinden fiberoptik bir alet ile girilerek prostata ulaşılır ve görüntü altında lazer enerjisi kullanılarak prostat buharlaştırılır. Netice açısından diğer ameliyatlardan farklı olmamakla birlikte, lokal anestezi ile uygulanabilmesi, kanamanın az olması, bazı hastalarda sonda dahi kullanılmayabilmesi, diğerlerinde ise 1-2 günde sondanın alınabilmesi önemli avantajlardır. En önemli dezavantaj ise cihazın ve sarf malzemesinin pahalılığından dolayı fiyatın yüksek olması ve prostatı büyükçe olan hastalarda yeterli başarı sağlamamasıdır.
 
 
Prostat kanserinin belirtileri ile prostat hastalığının belirtileri aynımıdır?
Prostat kanserinin kendine özgü bir belirtisi yoktur. Hiçbir belirtisi olmadan ilerleyip kemiklere geçerek ve ancak bir kemik kırılması ile ileri dönemde ortaya çıkabilir. Mutlaka 50 yaş civarından başlayarak prostatınızı yılda 2 defa kontrol ettirmenizi öneririm.
 
 
Prostat hastalıklarını önlemek için yapılacak bazı şeyler var mı?
Sebze meyve türü beslenmeye ağırlık verilmesi önerilebilir. Batı usulü fast-food tarzı beslenmenin prostat kanseri riskini artırdığı iddia edilmektedir. Prostatı önlemek için yapılacak belirli bir bitkisel tedavi şekli olmasa da doğal beslenmenin her türlü hastalığa olduğu gibi prostat kanserine de iyi geldiği söylenebilir. Bitki köklerinden üretilen ilaçlardan da bahsedilmekle birlikte bunların hiçbirinin bilimselliği kanıtlanmamıştır.
 
 
Prostat sonrası bir iktidarsızlık sorunu oluşur mu?
Prostat ameliyatı olanlar zaten belirli bir yaşın üzerinde bulunmaktadırlar ve bir de ameliyat geçirince iktidarsızlık en azından kendine güvensizlik sonucu ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca ileri yaş grubundaki şeker, kalp, tansiyon gibi cinsel gücü etkileyen hususları da  göz önünde bulundurmak lazımdır.
Kapalı prostat ameliyatı sonrası en fazla % 10, açık prostat ameliyatı sonrası  %15 kadar iktidarsızlık riski bulunmaktadır. Kanser ameliyatında ise iktidarsızlık riski uygulanan tekniğe göre daha fazla olabilir. Sinir koruyucu yöntem uygulanması prostat kanseri ameliyatından sonra iktidarsızlık sorununu engelleyebilirse de her kanser vakası bu tekniğin uygulanmasına müsait değildir.
Erkekte Sertleşme Sorununun Nedenleri
 
Kişinin sosyal yaşamındaki bozulmalar ve yoğun stres, cinsel hayattaki konsantrasyonu engelliyor... Ancak psikolojik nedenli sertleşme bozukluğu  terapiyle kısa sürede yok edilebiliyor...
 
 
         Tıp dilinde ‘erektil disfonksiyon’ (ED) olarak adlandırılan sertleşme sorununun ortaya çıkmasında, organik nedenler kadar psikolojik faktörler de etkili. ED  nedenlerinin yüzde 70’inin organik, yüzde 30’unun ise psikolojik olduğu belirtiliyor.
 
 
   Kişinin sosyal yaşamındaki bozulmalar (mesleği, çevresi ve parasal durumu gibi), cinsellik üzerine konsantrasyonu engelliyor. Depresyon ve aşırı heyecan nedeniyle de her yaşta ED meydana gelebiliyor. Hamile bırakma ve AIDS gibi hastalıkları kapma korkusu, evlilik dışı ilişkilerin doğurduğu stres ve aşırı heyecan sertleşme bozukluğunun diğer önemli psikolojik nedenlerinden... Türk erkeklerine özgü bir neden ise cinsel bilgilerin yanlış veya eksik olması.
 
 
    
  Sertleşme bozukluğunun nedenleri
 
    Sertleşme bozukluğuna neden olan en önemli etken ise ‘stres’. ED, en çok stresli mesleklerde ya da aşırı çalışanları tehdit ediyor. ED’nin yaşam kalitesini etkiliyor, erkekte kendine güveni azaltıyor.
 
 
    
Sertleşme bozukluğunun  psikolojik yönü nedir?
 
     ED ile psikolojik faktörler iç içe. Cinsel birleşme çok fazla konsantrasyon gerektiriyor. İstek olması, karşıdaki partneri beğenip beğenmemek, ona karşı cinsel arzu duyup duymamak, kişinin o anki ruhsal durumu gibi bazı psikolojik faktörler o kişide bir sertleşme olup olmasında, cinsel aktiviteyi başlatma ve sürdürebilmesinde etkin rol oynar. Özellikle beğeni çok önemli. Her erkek her kadına cinsel arzu duymuyor. Uzun ilişkilerde partnere ilgi azalıyor.
 
 
    
Erkeği olumsuz etkileyen faktörler neler?
 
     En yaygın etken cinsel bilginin yanlış ya da eksik olması. Çocuklara hiç bilgi verilmemesi, cinsellikle ilgili her şeyin ‘ayıp ya da günah’ sayılması, bilgisizliğe ya da ‘yanlış mit’ dediğimiz aslı olmayan bilgilere sahip olmasına neden oluyor. Ayrıca AIDS gibi bir hastalık kapma, daha önce geçirilen kalp krizini yeniden geçirme, reddedilme, ereksiyon probleminin tekrarlayacağı gibi korkular da psikolojik nedenler arasında. Bir kereye mahsus bu durumu yaşaması yorgunluğa, uykusuzluğa, stresli ya da alkol almış olmasına bağlıdır. Hastalık olarak değerlendirilmez.
 
 
     Birleşmenin hemen öncesinde "sertleşme olacak mı?" kaygısı sorunun çözümünü engellemekle kalmıyor. Giderek erkeği cinsel ilişkiden vazgeçmeye, soğumaya, cinsel isteksizliğe kadar götürüyor. Stres, aşırı çalışma, depresyon gibi başka bir psikiyatrik hastalığın bulunması problemin ortaya çıkmasına sebep oluyor.
 
 
    
     Hafta içi performans kötü!
 
Depresyon ilesertleşme bozukluğunun ilişkisi nedir?
 
    Sertleşme bozukluğuna bağlı depresyon gelişebiliyor. Ya da depresyona ve depresyon tedavisinde kullanılan antidepresanlara bağlısertleşme bozukluğu oluşabiliyor. Önce depresyon tedavi ediliyor. ED yapmayan ilaçlar kullanılıyor.
 
 
    
Stres ve aşırı çalışmanın rolü nedir?
 
     Stresli mesleklerde çalışanlar risk altında. Bütün hastalar "Haftaiçi o kadar yorgun geliyoruz ki bir de onu yapacak halimiz kalmıyor" diyor. Cinsellik artık sadece tatilde, hafta sonunda yapılacak bir şey gibi görülmeye başladı. Hafta içi cinsel hayatları hiç yok, hafta sonu bir iki kez gibi. Hafta içi cinsellik kötü.
 
 
    
     Sorun, terapiyle çözülüyor
 
     Ekonomik kriz arttıkça insanlar daha fazla çalışmak zorunda kaldı. İnsanların ya iş saatleri uzun ya da ikinci bir işte çalışıyor. Çalıştıkça da hem onun stresi, hem çalışma saatlerinin uzun olması yorgunluğa, dolayısıyla cinselliğe ayrılan beyin gücü, zaman, beden enerjisi azalıyor. Günün içinde aklına bile getirmiyor.
 
 
    
Nedenin psikolojik olup olmadığı nasıl anlasılıyor?
 
     Cinsel öykü alıyoruz, sorular soruyoruz. Örneğin şu soruları yöneltiyoruz: "Sertleşme cinsel etkinliğin başında mı oluyor? Oluştuktan sonra istek ve uyarılma devam ederken kayboluyor mu? Kaybolduğunda yeniden oluşuyor mu? Cinsel birleşmeye kadar ereksiyon sürüyor mu? Boşalma sırasında sertleşme oluyor mu? Sertleşme kayboluyorsa boşalma oluyor mu?
     Eğersertleşme bozukluğu birdenbire başlıyorsa, zaman içinde değişkenlik gösteriyorsa -birkaç gün iyi, birkaç gün kötü gibi bunu öğreniyoruz. Süresi ya da tatil gibi farklı ortamlarda değişiklik oluyorsa bu önemli... Eğer sabah ereksiyonu varsa nedeni psikolojiktir, yoksa organik bir neden aranmalıdır.
 
 
    
Eşinin hangi tavırları etkiliyor?
 
     Kadın ve erkekteki en büyük problemlerden biri cinsel organlarını tanımamaları. Kadın eşinin cinsel organına bakamıyor, dokunamıyor, tiksiniyor. Özellikle meniden tiksinme, rahatsız olma var. Bedenleri karşılıklı kabulleniş olmayınca erkek kendine güvenini yitiriyor. Erkek bunu kötü yaşıyor, kendini aşağılanmış hissediyor.
 
 
    
Terapide neler yapılıyor?
 
     Terapide çiftleri birlikte alıyoruz. Sorunun çözülmesini hızlandırıyor, çiftlerin aralarındaki iletişimi arttırıyor. Öncelikle çiftlerin cinseliğini bir bedensel haz olarak yaşanması bunu sınav gibi görmemesi, cinsel ilişkiyi birleşme ve orgazmdan ibaret değil duyusal ve bedensel hazzın paylaşılması olarak görmesi için uğraşıyoruz. Kaç yıllık evli olursa olsunlar, cinsellikle ilgili hiçbir şey konuşmuyorlar. Eşine nelerden hoşlandığını ya da hoşlanmadığını söylemiyor, ön sevişmeye önem vermiyorlar. Kadın eşine yük olacağını, onun zamanını aldığını düşünüyor. Erkeksertleşmeme sorununu dünyası yıkılmışcasına yaşıyor. Kadına sorduğumuzda ise "Benim için o kadar önemli değil" diyor. Erkeği hem şaşırtıyor hem de rahatlatıyor bu cevap.
 
 
    
Sertleşmeyi artıran ev ödevleri!
 
     Sertleşme sorunuyla gelen çiftlere bazı ev ödevleri veriliyor, bunlar;
    
•   Birbirinize hoş davranın,
•  Kavga etmeyin,
•   Ayrı kalmanıza neden olacak uzun süreli seyahatlarden kaçının,
•   Bir süre evde yatılı misafir kabul etmeyin,
•   Birbirinize dokunun,
•   İyi bir cinsellik için ereksiyon ve cinsel birleşmenin zorunlu olmadığını, ön sevişmenin önemli olduğu bilin,
•   Çiftler temizliğe önem vermeli, ödevlerden önce her ikisi de duş alıp yatağa girmeli,
•   Ev ortamının uygun olması şart.
•   Bu aşamada kadınlara da pek çok görev düşüyor: Daha sabırlı ve anlayışlı olması, eşini aşağılamaması, terslememesi, alay etmemesi gibi... "Üzülme tekrar deneriz" gibi sakinleştirici bir rol oynaması lazım. Destekleyici, yanında yer alan bir rolü olmalı. Kadınların eşlerinin gözünde çekiciliklerini arttırması gerekli...    
 
 
    
Erkeğisertleşme bozukluğuna iten yanlış bilgiler
 
1. Erkek cinsel ilişkiyi her zaman ister ve her zaman hazırdır; yanlış!
     Bu inanış hem kadının, hem de erkeğin böyle bir beklentiye girmesine neden oluyor. Cinsel eylem, başarmak zorunda olunan sınav gibi görülüyor.
    
2. Erkek cinsel ilişkinin sorumluluğunu üstlenmek ve yönetmek zorundadır; yanlış!
     ‘İlişkiyi hep erkek başlatacak, idare edecek’ görüşü kadını pasif yapıyor. ‘Erkek aktif olmalı’ düşüncesi pek çok soruna neden oluyor... Kadın başlattığı zaman 'kötü kadın’ gibi algılanıyor.
    
3. Sevişme cinsel birleşmedir, onun dışındakiler önemli değildir; yanlış!
     Sevişmek mekanik bir şey değildir... Dokunmak, okşamak, öpücükler çok önemlidir.
    
4. Erkeğin penisi sertleştiğinde en yakın zamanda boşalmak zorundadır; bu da yanlış!
     Birleşmeyi uzatmak, devam ettirmek, cinsel hazzı arttırmak gibi bir şey kabul edilmiyor. Ama gerçek olan bunlar.
    
5. Tüm cinsel yakınlaşmalar cinsel birleşmeyle sonuçlanmak zorundadır; yanlış!
     Çiftler yakınlaşmaların sonucunda rahatlar, dokunmaların sonunda sarılarak uyumak da büyük mutluluk verebilir.
    
6. Erkekler bazı duygularını belli etmemelidir; doğru değil...
 
7. Sevişmek cinsel organda sertleşmeyi gerektirir; yanlış.
     (Özellikle ED’de çok önemli. ED geliştikten sonra problemin sürmesinde çok etken.)
    
8. Erkeğin sertleşmemesi eşini çekici bulmadığı anlamına gelir; doğru değil...
 
9. Erkek ya da kadın sevişmeye "Hayır" diyemez; yanlış.
 
 
 
Bir neden de ‘kanlı çarşaf geleneği’
 
 
     Anadolu’da hala yaygın olan ‘ilk gece kanlı çarşaf gösterme geleneği’ desertleşme bozukluğunun psikolojik nedenleri arasında önemli bir yere sahip. Çarşaf gösterme zorunluluğunun doğurduğu baskı, erkekte sertleşme sorunuyla sonuçlanabiliyor. Düğün telaşı, yorgunluğu, gerginliği altında çiftlerden cinsel birleşme beklenmesi, stresli bir ortamda üstelik kapıda akrabaların beklemesi erkekte isertleşme sorununa kadında ise vajinismusa (kasılma nedeniyle birleşememe) neden oluyor.
 
 
Etiket ; Kısırlık nedir , Kısırlık nasıl oluşur , Kısır olmamak için ne yapmalıyım?,Kısırlıktan kurtulmanın yöntemleri ,Saç Ekimi Nedir ? , Saç ekimi Fiyatları nedir ? , Saç ekimiyle ilgili bilmeniz gerekenler , Saç Ekimi Nasıl yapılır,Sertleşme Nedir nasıl oluşur , Sertleşmeyi Etkileyen Sebepler,Sertleşmeyi önleyen sebepler,Performans Arttırıcı
 





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:


BUGÜN 18 ziyaretçi (124 klik) TIKLANMA OLDU. TEŞEKKÜRLER
Sosyal Ağlarda Paylaş

Banner Ağı :


 

Çeşitli kaynaklardan topladığımız bilgileri bir araya getirerek oluşturduğumuz bir sitedir. Eğer Bi Soru Veya Şikayetiniz Varsa // tarihteturkler@hotmail.com // E-mail adresine Bildiriniz.// // Firma Rehberi Firma Rehberi // skype indir

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=